Bu bölüm neyi güvenceye alıyor
Yaşam sonu hizmetler, setin içinde hizmetin alıcısının hasta olmadığı tek bölüm. Hizmet, hasta öldükten sonra yakınına ve cenazeye veriliyor. Bunun somut bir sonucu var: burada süreci kendi kendine düzelten geri bildirim yok. Hasta memnuniyet anketi dolduramaz, şikâyet edemez, ikinci bir görüşme isteyemez. Yanlış giden şey bir göstergede sapma olarak değil, doğrudan bir yakının şikâyeti, adli bir dosya ya da bir basın haberi olarak görünür. Bölümün yedi standardının tamamının “tanımlanmalıdır” ve “kayıt altına alınmalıdır” demesinin sebebi bu.
Bölümün kapattığı asıl risk, geri alınamayan hata: cenazenin yanlış kişiye teslimi. İlaç hatası fark edilince müdahale edilebilir, tanı hatası ikinci görüşle düzeltilebilir. Cenaze teslim edildikten sonra düzeltilecek bir şey kalmaz. HD.YS.01.06 kimlik doğrulamayı bu yüzden ayrı bir standart olarak ayırıyor; mevzuat da tam bu noktada ayrıntıya giriyor.
Aynı standart, iki ayrı hukuki dayanak
SAS Hastane Seti kamu ve özel hastanelerin ikisini de kapsıyor, ama yaşam sonu süreçlerinin yazılı dayanağı ikisinde aynı değil. Kamu yataklı tedavi kurumlarında işletilen metin Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği; özel hastaneler için esas olan Özel Hastaneler Yönetmeliği. İki metin aynı konuları düzenliyor ve çoğunda örtüşüyor, fakat kurumun talimatında hangisine atıf verdiği denetimde sorulabilir. Yanlış yönetmeliğe dayanan bir talimat, içeriği doğru olsa bile dayanağı eksik sayılır.
Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği 1983 tarihli bir metin; kadro adları ve bazı tutarları güncelliğini yitirmiş durumda. Yaşam sonu hükümleri — ölüm tespiti, teslim, bildirim ve defter kayıtları — hâlâ karşılaştırma yapılan hükümler.
Denetimde en çok nerede takılıyor
Isı kaydının geçmişi
Bölümün ilk standardı cenaze muhafaza dolaplarının ısı takibinin yapılmasını ve kayıt altına alınmasını istiyor. Kurumların çoğu termometreyi gösterebiliyor; istenen şey ise aylara yayılmış bir kayıt serisi. Bu kalem geriye dönük üretilemez: denetimden bir hafta önce başlanan bir çizelge, denetimden bir hafta önce başlandığını gösterir. Yaşam sonu bölümünde hazırlığa buradan başlamak mantıklı, çünkü geri kalan kalemlerin çoğu doküman işi ve kısa sürede yazılabilir.
Zincirin ilk halkası
Cenaze, öldüğü birimden yakınına teslim edilene kadar en az dört devir noktasından geçiyor: birimden çıkış, morga kabul, morgdan çıkış ve teslim. Mevzuat bu noktaların her biri için ayrı bir kayıt öngörüyor — ölüm sebebi ve zamanının kaydı ve imza, kişisel eşya ile paranın iki kişi huzurunda tespiti, morgun özel defterine kayıt, teslimde imza. Kurumlarda sık görülen tablo tek bir morg defteri ve birim tarafında hiç kayıt olmaması. Denetçi zinciri baştan sorarsa eksik çıkan halka ilk halka oluyor.
Nadir kullanılan yollar hiç yazılmıyor
Sahibi olmayan cenaze, tıbbi ya da hukuki sakınca nedeniyle teslim edilmeyen cenaze, poliklinikte veya kurum dışında ölen kişinin morga kabulü, bulaşıcı hastalıktan ölüm — bunların her biri yılda bir iki kez yaşanıyor, bazı kurumlarda hiç yaşanmıyor. Tam bu yüzden yazılmıyorlar. Oysa bölümün ilk standardı bu başlıkları tek tek sayıyor ve mevzuat her birine bir yol gösteriyor. Kurumun yapması gereken şey yolu kendi akışına ve kendi vardiya düzenine yerleştirmek.
“Uzman personel” kim ve saat kaçta
HD.YS.01.05 cenazenin teslimi sürecinde yakınlara destek olacak uzman personel bulundurulmasını istiyor, ama bir unvan vermiyor. Kararı kurum veriyor: sosyal çalışmacı, psikolog, hasta hakları birimi görevlisi ya da bu iş için eğitilmiş başka bir görevli. Buradaki kusur genellikle kim olduğunun yazılmamış olması değil, ulaşılabilirliğin mesai saatine bağlanmış olması. Ölüm mesai saatine göre olmuyor; yalnızca gündüz çalışan bir düzenek standardı karşılamıyor.
Üç yönetmeliğin kesiştiği karar
Ölü doğan bebek, kişilik kazanmamış ölü doğan çocuk, düşük materyali, ampute edilmiş organ ve plasenta aynı yoldan gitmiyor. Çıktı; adli sakınca bulunup bulunmadığına, ailenin talebine, materyalin tanınabilir nitelikte olup olmamasına ve enfeksiyon riski taşıyıp taşımamasına göre değişiyor. Üstelik olayın bir tutanakla saptanması isteniyor. Kurumun elinde tek bir karar ağacı olmalı — çünkü bu kararı veren kişi genellikle o anda nöbette olan ve konuyu yılda bir kez gören kişi.
Kurumun elinde ne olmalı
- Doküman: bölümün ilk standardının saydığı başlıkların tamamını karşılayan bir yaşam sonu hizmetler talimatı — birimden çıkış, morga taşıma, kabul ve bekleme, morgdan çıkış, adli süreçler, bulaşıcı hastalık süreçleri, morgun fiziki koşulları, morg alanına giriş-çıkış kuralları, personel yetkilendirmesi, kimlik doğrulama, morg personelinin güvenliği, yakınların bilgilendirilmesi, sahibi olmayan cenazeler ve ölü doğan bebek, düşük materyali, ampute organ yolu.
- Kayıt: birim çıkış kaydı, morg giriş-çıkış defteri, kimlik doğrulama kaydı, kişisel eşya ve para tespit kaydı, imzalı teslim kaydı, kimsesiz cenazede belediye yazışması, nüfus idaresine bildirim kaydı ve tutanaklar.
- Ölçüm: muhafaza dolaplarının ısı kaydı; dolap kapasitesinin yatak sayısına göre yeterliliği.
- Fiziki kalem: bebek cenazesi için cenazeyi sabitleyecek düzeneğe sahip taşıyıcı; bekleme alanında temizlik, sıcaklık, aydınlatma ve sıcak su koşulları.
- Yetkinlik: yakınlara destek verecek personelin kim olduğu, aldığı eğitim ve mesai dışında nasıl ulaşıldığı.
Bu bölümde bir tatbikat beklentisi yok; beklenen şey süreklilik taşıyan kayıt. Ayırt edici soru şu: kurum, geçen yıl yaşanan bir teslimi bugün kayıttan baştan sona anlatabiliyor mu?
Mahremiyet ölümle sona ermiyor
Bu bölümdeki en kısa ve en çok atlanan kural Hasta Hakları Yönetmeliği’nde tek bir cümle hâlinde duruyor: ölüm olayı, mahremiyetin bozulması hakkını vermez. Pratik karşılığı taşıma güzergâhının seçimi, kullanılan asansör, cenazenin örtülmesi ve açık koridorda geçirilen süre gibi somut kararlar. Aynı yönetmelik, sağlık hizmeti sebebiyle edinilen bilgilerin kanunun izin verdiği hâller dışında açıklanamayacağını söylüyor; bu yükümlülük de ölümle birlikte kalkmıyor. HD.YS.01.03’ün mahremiyet ile güvenliği birlikte istemesi bununla örtüşüyor.