Bu alt bölüm setin Performans Ölçümü ve Kalite İyileştirme boyutunda yer alıyor ve tek bir standartla altı değerlendirme ölçütünden oluşuyor. Sayı küçük olduğu için kolay bir başlık gibi görünüyor; pratikte tersi oluyor, çünkü istenen şey bir doküman değil biriktirilmiş ölçüm.
Bu alt bölüm hangi riski kapatıyor
Kapattığı risk şu: iyileştirme kararının tahminle verilmesi. Bir tıp merkezinde “randevu gecikmesi arttı”, “tetkik tekrarı çoğaldı” ya da “şikâyet azaldı” cümleleri genellikle birkaç kişinin izlenimine dayanıyor. Gösterge o izlenimi sayıya bağlar ve iki şeyi mümkün kılar: sorunun zamanında görülmesi ve yapılan müdahalenin işe yarayıp yaramadığının sonradan doğrulanması. Ölçüm yoksa iki taraf da kapanır — kurum ne zaman müdahale edeceğini de bilmez, müdahalesinin sonucunu da.
Ayakta teşhis ve tedavi kuruluşunda bu başlığın ikinci bir riski var ve hastanede bu kadar belirgin değil: küçük payda. Ayda kırk işlemin yapıldığı bir birimde tek bir olay yüzde iki buçuk demektir; ertesi ay olay olmazsa oran sıfıra iner. Aynı gösterge yüzlerce vaka üzerinde yürüdüğünde bu kadar zıplamaz. Bu yüzden küçük kuruluşta veri toplama periyodunu ve hedef değeri doğru seçmek, göstergeyi seçmekten daha belirleyici: aylık okunan küçük paydalı bir oran iyileştirme değil gürültü üretir.
Denetimde en çok nerede takılıyor
Gösterge listesi var, gösterge kartı yok
Resmî metin, belirlenen her gösterge için bir gösterge kartı hazırlanmasını istiyor ve kartta asgari olarak bulunması gereken başlıkları tek tek sayıyor: göstergenin kısa tanımı, izlenme gerekçesi, ilişkili olduğu süreç, hesaplama yöntemi ve formülü, hedef değer, veri kaynağı, veri toplama periyodu, veri analiz periyodu, verilerin toplanması ile değerlendirilmesinden sorumlu kişiler, sonuçların kimlerle paylaşılacağı ve göstergeye ilişkin dikkat edilecek özel durumlar. On bir başlık. Denetimde eksik çıkan şey genellikle göstergenin kendisi değil, bu on bir başlıktan üç dördünün boş kalması oluyor; en sık boş kalanlar hedef değer, dikkat edilecek özel durumlar ve sonuçların kimlerle paylaşılacağı.
Veri kaynağı alanına yazılımın adı yazılmış
Veri kaynağı alanına bilgi yönetim sisteminin adını yazmak kartı doldurmuyor. Aynı sayı iki ayrı ekrandan iki ayrı değer verebiliyor; sorulan şey hangi rapor, hangi süzgeç ve hangi tarih aralığı. Kartta bunlar yazılı değilse gösterge yeniden üretilebilir olmaz ve bir sonraki dönemin sayısı öncekiyle karşılaştırılamaz. Pratik ölçüt şudur: kartı eline alan başka bir çalışan aynı sayıyı tek başına üretebiliyor mu?
Analiz periyodu yazılı, o periyoda ait analiz kaydı yok
Kart “üç ayda bir analiz edilir” diyorsa üç aylık analiz kayıtları aranır. Veri toplanmış ama analiz edilmemiş bir gösterge ölçütün istediğini karşılamıyor: metin, analiz sonucunda gerekli düzeltici ve önleyici faaliyetlerin planlanmasını ve uygulanmasını istiyor. Faaliyetin başlatıldığına dair kayıt var, sonuçlandığına dair kayıt yok — bu alt bölümde en sık rastlanan yarım bırakılmış zincir budur.
Gösterge listesi başka kurumdan kopyalanmış
Metin, izlenecek göstergelerin kurumun hizmet türü ve hasta profiline göre belirlenmesini istiyor. Hizmet verilmeyen bir alanın göstergesini izlemek yalnızca boş emek değil, ölçütün istediğinin karşılanmaması anlamına da geliyor. Tersi de geçerli: bir göstergeyi izlememeye karar verdiyseniz o kararın gerekçesi yazılı olmalı. Kalite tarafında yazılı olmayan gerekçe, verilmemiş karar sayılıyor.
SAS Gösterge Veri Sistemine gönderim ile kurum içi izleme karıştırılıyor
Son ölçüt, set kapsamında belirlenen göstergelere ilişkin sonuçların SAS Gösterge Veri Sistemine gönderilmesini istiyor. Standart metni bu gönderimi SAS Göstergeler listesinde yer alan göstergelerden uygun görülenlerle sınırlıyor ve referans olarak setin Ek 1 listesini veriyor. Yani kurumun izlediği her gösterge bu sisteme gitmiyor. İki kümeyi ayrı tutmak ve ayrımı gösterge kartında görünür kılmak, denetimde “bunu neden göndermediniz” sorusunu baştan kapatıyor.
Sonuç paylaşımı unutuluyor
Ölçütlerden biri sonuçların ilgili paydaşlar ve kamuoyu ile paylaşılmasını istiyor. Set bir mecra adı vermiyor; mecrayı kurum, gösterge kartının “sonuçların kimlerle paylaşılacağı” alanında kendisi tanımlıyor. Burada atlanan bir bağ var: sonuçlar kamuya açık bir mecrada yayımlanacaksa artık yalnızca kalite tarafı değil, tanıtım mevzuatı da devrededir. Aşağıdaki mevzuat bölümünde madde numarasıyla yazdık.
Kurumun elinde ne olmalı
- İzlenecek göstergelerin listesi ve bu listenin hangi hizmet türü ile hasta profiline göre seçildiğini gösteren karar kaydı.
- Her gösterge için on bir başlığı da dolu bir gösterge kartı.
- Veri toplama kayıtları: ham sayılar, ait olduğu dönem ve kaydı giren kişi. Sonucun kendisi kadar nereden geldiği de aranıyor.
- Analiz kayıtları, kartta yazan periyotla eşleşen tarihlerde.
- Analiz sonucunda açılan düzeltici ve önleyici faaliyet kayıtları ve bunların kapanış kayıtları.
- Sonuçların paylaşıldığına dair kayıt: kiminle, ne zaman, hangi mecrada.
- Veri toplama ve izleme için kullanılan bilgi yönetim sistemi altyapısı. Ölçüt bunu ayrıca istiyor; elle tutulan bir tablo da altyapıdır, ancak o tablonun hangi kayıttan ve kim tarafından doldurulduğu izlenebilir olmalı.
Bu alt bölümde bir tatbikat istenmiyor. Buna karşılık bir deneme işe yarıyor: kartı doldurmadan önce o göstergeyi geçmiş üç dönem için geriye dönük hesaplamak. Geriye dönük hesaplanamayan bir gösterge, veri kaynağının aslında hazır olmadığını ilk günde gösteriyor — denetim ayında değil.
Hangi mevzuat bunu zaten zorunlu kılıyor
Gösterge izlemenin kendisini bu adla zorunlu kılan bir kanun ya da yönetmelik hükmü bulamadık; bu yüzden böyle bir atıf yazmıyoruz. Buna karşılık zincirin halkaları mevzuatta açıkça duruyor: kaydın elektronik tutulup merkezî sisteme aktarılması, istenen bildirimlerin gönderilmesi, kalite standartlarının korunmasının mesul müdürün yazılı görevi olması ve sonuçları kamuya açarken tanıtım kurallarının uygulanması. Dördünü aşağıda madde numarasıyla ayırdık.
Bir sonraki bölümdeki liste setin resmî metnini birebir gösterir; hakları TÜSKA’ya aittir ve yorum değildir. Yukarıdaki değerlendirme bizim yorumumuzdur.