Acil durum yönetimi, bu sette hazırlığın denetim gününden önce bitmiş olmak zorunda
olduğu bölümdür. Diğer bölümlerde eksik bir kaydı sonradan tamamlamak mümkündür; burada
eksik olan şey hazırlıktır ve hazırlık, olayın yaşandığı gün artık değiştirilemez. Alt
bölüm beş standart ve 23 değerlendirme ölçütünden oluşuyor.
Bu bölüm hangi riski kapatıyor
Beş standart beş ayrı olay ailesini kapsıyor: tahliye gerektiren doğal afetler ve
olağan dışı olaylar, solunum ya da kardiyak arrest, bebek/çocuk kaçırma, sağlık
çalışanına yönelik şiddet ve yangın. Ayakta teşhis ve tedavi kuruluşu açısından bunların
ortak noktası şudur: olay, kuruluşun rutin iş akışının tamamen dışında
gerçekleşir. Poliklinik düzeni randevulu hasta akışına göre kurulur; arrest ya da yangın
o düzeni bir anda geçersiz kılar. Bölümün kapattığı risk, olayın olması değil, olduğunda
tepki süresinin aylar önce verilmiş kararlarla çoktan sabitlenmiş olmasıdır.
Zincirin son halkası kurumda değil
Hastanede arresti yönetmek, hastayı yoğun bakıma taşımaya kadar gider. Ayakta teşhis ve
tedavi kuruluşunda ise ilk müdahaleden sonra sıra devretmeye gelir. Mevzuat bunu
iki yönden bağlamış: acil vakada gerekli tıbbi müdahalenin kayıtsız şartsız ve
gecikmeksizin yapılması zorunlu, kuruluş ilk acil tıbbi müdahaleyi yapmaktan kaçınamıyor;
buna karşılık hastanın durumunun gerektirdiği şartlar kuruluşta sağlanamıyorsa, ilk
müdahale yapılmış olmak kaydıyla usulüne uygun sevk sağlanıyor. Ambulans bulundurma
zorunluluğu ise yalnızca belirli ölçeğin üzerindeki tıp merkezlerine getirilmiş; bu
ölçeğin altındaki kuruluşlar nakli 112 komuta kontrol merkezi ya da özel ambulans servisi
üzerinden yapıyor. Pratik sonucu şu: bu bölümün dosyası sevk ayağı yazılmadan
tamamlanmış sayılmaz. Standart “müdahalenin sonucu”nun kayda geçmesini istiyor;
sonuç, hastanın kapıdan çıkışı değil, kime ve ne zaman teslim edildiğidir.
Denetimde en çok nerede takılıyor
Aşağıdaki beş nokta, ayakta teşhis ve tedavi kuruluşlarına özgü yapısal boşluklardır.
Hiçbiri doküman eksikliği değil; hepsi, hastane için yazılmış bir kurgunun küçük ölçeğe
olduğu gibi kopyalanmasından doğuyor.
- “24 saat” ifadesinin kuruluşun kendi saatlerine çevrilmemesi. Standart
metni acil uyarı sisteminin günün her saatinde çalışmasını istiyor. Oysa mevzuat, tıp
merkezinin çalışma günlerinde sekiz saatten az hizmet veremeyeceğini söylüyor ve
kesintisiz hizmeti yalnızca belirli ölçeğin üzerindeki tıp merkezine bağlıyor; poliklinik
ise 24 saat hizmet veremiyor. Yani kuruluşların çoğu için “günün her saati” ile fiilî
faaliyet saatleri aynı şey değildir. Denetimde takılan nokta bu çelişkinin kendisi değil,
yazılı olarak çözülmemiş olması: kodun hangi saatler arasında hangi düzenle
çalıştığı ve kapalı saatlerde binada kalan kişiler için ne yapıldığı tanımlı olmalı.
- Kod ekibi çizelgesi ile nöbet listesinin birbirini tutmaması. Küçük
ölçekte kod ekibi ayrı bir ekip değildir; o an görevde olan kişilerdir. Tıp merkezinde
nöbetçi tabip listesi aylık düzenlenip mesul müdür onayıyla dosyalanıyor. Kod ekibi
çizelgesi bu listeden bağımsız yazıldığında, kâğıt üzerinde görevli görünen kişi o gün
binada olmayabiliyor. İki belgenin aynı isimleri göstermesi gerekiyor.
- Müdahale kaydının sevk anında kesilmesi. Kayıt formu çağrı saatini ve
yapılan müdahaleyi alıyor, sonra bitiyor. Teslim saati, hastanın hangi kuruluşa
götürüldüğü ve nakli kimin yaptığı yazılmıyor. Bu alanlar yoksa “müdahalenin sonucu”
ölçütü karşılanamaz; üstelik sevk ayağı denetlenebilir tek yer olan kuruluş kaydında da
izsiz kalır.
- Pembe kodun “bizde doğum yok” diye atlanması. Standart metni bebek ya
da çocuk kaçırmaya ilişkin acil uyarı sistemini doğum hizmeti verilen kuruluşlarla
sınırlamıyor; çocuk polikliniği bulunan kuruluşları da açıkça sayıyor. Çocuk
polikliniği olan bir tıp merkezinde pembe kodun hiç kurulmamış olması sık görülen ve
kolay kapatılabilir bir eksiklik.
- Kırmızı kod dosyasının itfaiye raporuyla bağlanmaması. Ayakta teşhis
ve tedavi kuruluşlarının binası için deprem ve itfaiye raporu zaten ruhsat şartı. Bu rapor
kurumda vardır, ama genellikle ruhsat klasöründe durur ve yangın kodu dosyasına hiç
girmez. Oysa raporun işaret ettiği çıkışlar, ekipman yerleri ve kat planı, kodun tahliye
tanımıyla aynı olmak zorunda. İki belge farklı şey söylüyorsa tatbikat kaydı da
yanlış şeyi kanıtlar.
Kurumun elinde ne olmalı
Bu bölümün dosyası doküman ağırlıklı değil, kayıt ağırlıklıdır. Asgari olarak:
- Olay türü bazında risk analizi: hangi acil durumun bu binada ne tür bir tehlike
oluşturabileceği ve buna karşı hangi önleyici tedbirin alındığı.
- Önleyici yatırımların planı ve bütçesi. Standart, yatırım ve
faaliyetlerin bütçelenmesini istiyor; yani kayıt yalnızca kalite biriminin elinde
durmuyor.
- Yazılı kod tanımı: hangi olay hangi kodla çağrılır, çağrı hangi kanaldan verilir, kim
gider, hangi alanı ve hangi saatleri kapsar.
- Her kod için adıyla belirlenmiş sorumlu; müdahale ekibinin fiilî nöbet düzeniyle
eşleşen çizelgesi.
- Acil müdahale setinin içerik listesi, bulunduğu yer ve kullanılabilir durumda
olduğunu gösteren periyodik kontrol kayıtları.
- Sevk ayağının yazılı tanımı: nakli kimin çağıracağı, hangi numaraya ya da hangi
sözleşmeli servise, bekleme süresinde hastaya ne yapılacağı.
- Olay bazlı müdahale kayıtları: çağrı saati, ulaşma süresi, yapılan müdahale, yapıldığı
yer, teslim bilgisi ve ekip üyeleri.
- Eğitim kayıtları ve tatbikat kayıtları. Standart, eğitimi klinik personelle
sınırlamıyor; temizlik ve güvenlik görevlilerini de kapsıyor. Küçük kuruluşta bu
genellikle herkes demektir, dolayısıyla katılım listesinin kadro listesiyle
örtüşmesi beklenir.
Kayıtların analiz edilmesi ve sonuçların periyodik olarak izlenmesi
standartta ayrı bir gereklilik olarak duruyor. Yılda bir-iki olay yaşayan bir kuruluşta
“eğilim” çıkarmak anlamsız görünür; ama istenen şey eğilim grafiği değil, her olayın
ardından kod tanımının ve ekip çizelgesinin gözden geçirildiğinin kaydıdır.
Yalnızca standart seti değil
Bu bölümün istediği kayıtların bir kısmı, standart setinden bağımsız olarak da
zorunludur: acil müdahaleden kaçınma yasağı, acil odasının hazır bulundurulması, rıza
aranmayan acil hâlin kayda geçirilmesi, binanın yangın ve deprem raporları ve şiddet
olayının hukukî sonucu ayrı düzenlemelerde yazılı. Aşağıda bunları madde numarasıyla
verdik; yalnızca metnini okuyup doğruladığımız maddeler var.